HİZMET ALIMLARINDA, FİYAT FARKI VERİLMESE DAHİ, ASGARİ ÜCRETTE ARTIŞ OLMASI HALİNDE, YÜKLENİCİYE FİYAT FARKI ÖDENMELİ MİDİR?

 

1.Yaşanmış örnek olayda yüklenicinin karşılaştığı sorun

İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü hizmet alımlarında, çoğu zaman Fiyat Farkı verilmemektedir.

Ancak sözleşme imzalandıktan sonra, asgari ücrete kanunen yapılan zam neticesinde, işçilik maliyeti artmaktadır. Yani Yüklenici;

  • Çalıştırdığı işçi başına İdareden sözleşme uyarınca daha az hakediş alırken,
  • Asgari ücreti, güncellenen fiyatlar üzerinden ödemektedir.

 

2. Yüklenici İdareden ne talep etmektedir?

Yüklenici, izleyen yılın Ocak ayından itibaren bir yıl geçerli olacak sözleşmeyi Aralık ayında imzalamış, ancak Ocak ayında asgari ücrete zam gelmiştir. Yüklenici İdareden, Kanunen işçilere verdiği ücretin, hakedişlere yansıtılmasını talep etmektedir.

İdare ise Sözleşme Tasarısındaki “14.2. Bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanmayacaktır. “ hükmüne istinaden, yükleniciye asgari ücretten kaynaklanan fiyat farkını vermemektedir.

 

3. Dava Açılırsa Yükleniciye, Asgari Ücrete yansıyan artışlar verilir mi?

Somut olayda Yargıtay;

“Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı kurum arasında yemek alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler gereği asgari çalıştırılacak işçi sayısının 100 olarak kararlaştırıldığını, sözleşme gereği bu işçilerin çalıştırıldığını, müvekkili şirketin yükümlüklerini yerine getirirken Bakanlar Kurulu kararı ile Ocak 2011 tarihinden geçerli olmak üzere asgari ücrette artış yaşandığını ve yaşanan artış nedeniyle şirketin işçilere sözleşme imzaladığı Aralık 2010 dönemindeki asgari ücretten daha fazla ödemede bulunduğunu, işçi asgari ücreti bedeli olarak öngörülen tutar ile fiili ödeme arasındaki fark davalı kurumca şirkete ödenmediğinden ödenmeyen iş bu farklar için alacak davasını açtıklarını, ihaleli işlerden Bakanlak Kurulu kararı ile yapılan artışlarda fiyat farklarının yükleniciye ödeneceğinin 4734 ve 4735 Sayılı yasalar ve diğer mevzuat gereği olduğunu, işçilerin asgari ücret fiyatlarındaki artışların Bakanlar Kurulunun almış olduğu kararlar doğrultusunda işlerlik kazandığını ve uygulandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.10.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 65.097,74 TL'ye yükseltmiştir… İlk derece mahkemesince, davanın kabulüyle 65.097,74 TL'nin 10.000,00 TL'sine dava tarihinden 55.097,74 TL'sine de ıslah tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir…. Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi. “ hükmüne varmıştır. (Bkz: Yargıtay 13. Dairesinin 25.3.2019 tarihli E: 2017/6375,  K:2019/3851 sayılı kararı)

 

4. Sonuç

Kanaatimizce Yargıtay kararı yerindedir. Özellikle hizmet alımlarında, işçilik maliyetlerinde meydana gelen artışların, hakedişlere de yansıtılması yani asgari ücrete gelen artışın, ihale dokümanında fiyat farkı verilmesi yönünde bir hüküm bulunmasa dahi yükleniciye verilmesi gerekmektedir. (Detaylı Bilgi için KILIÇ HUKUK OFİSİ ile iletişime geçiniz.)